Close
mersin-sosyal-anksiyete
mersin-sosyal-anksiyete

Sosyal fobi nedir , sosyal fobi tedavisi, mersin psikolog ,sosyal fobi hakkında bilmeniz gerekenler, mersinde en iyi psikolog , bilişsel davranışçı terapi ile sosyal fobi, sosyal anksiyete bozukluğu

Genel olarak sosyal fobi şeklinde de adlandırılan sosyal anksiyete bozukluğunu açıklamadan önce, bu rahatsızlıkla ilişkili olan iki önemli kavram arasındaki farkı tanımlamak faydalı olacaktır; korku ve kaygı.

Korku, gerçek nesne ya da durumla karşılaşıldığında ortaya çıkmaktadır ve hayati önem taşıdığından kaçma ya da savaşma davranışı ile sonlanır. Kaygı ise, nesnesi olmadığı halde, gelecekte olacağına dair “beklenti” ile ortaya çıkar ve kaçınma davranışı ile son bulur.

Sosyal anksiyete bozukluğunda devreye giren kaygı hali ve kaçınma davranışlarıdır.

SOSYAL ANKSİYETE BOZUKLUĞU (SOSYAL FOBİ)

Başkalarının varlığı ve sosyal çevre içinde ortaya çıkan aşırı kaygı hali olan sosyal fobide kişiler bir değerlendirilme beklentisi içine girip sürekli başkaları tarafından gözlenilmekte olduğunu düşünürler. Bu yüzden hata yapmaktan, küçük düşmekten ve rezil olmaktan korkup, sürekli eleştirileceği kaygısı taşırlar.

Genellikle ergenlik döneminde (özellikle 13-18 yaş) başlar ve kadınlarda görülme sıkılığı %15, erkeklerde ise %11’dir. Ayrıca bekar ve dul bireylerde, düşük eğitim ve sosyo ekonomik seviyede yaşayan kişilerde görülme oranı daha fazladır.

  • Özellikle sunum, performans, toplu yerlerde yemek gibi durumlarda kişide ortaya çıkan aşırı kaygı hali söz konusudur. Sürekli hata yapacaklarını düşünürler.
  • Bu kaygıya genellikle aşırı terleme-üşüme, çarpıntı, titreme, yüz kızarması, ses titremesi, kekeleme, nefes alamama-boğuluyormuş hissi gibi fiziksel belirtile eşlik eder.
  • Sosyal fobisi olan bireylerde eleştiriye karşı aşırı duyarlılık ve düşük benlik saygısı söz konusudur. Bu yüzden toplu yerlerde bulunmama, kalabalık ortamlara girmeme, toplu taşıma araçları kullanamama gibi durumlar sıklıkla gözlenir.
  • Sosyal fobi ilerlediğinde kişi evden dahi çıkamayacak duruma gelebilir. Tüm bu “rezil olacağım-hata yapacağım” kaygıları, korkulan durumdan kaçınma davranışlarına sebep olur.
  • Kişi sosyal ortamlardan kaçınarak sürekli yalnız kalır ve bir süre sonra bu aşırı yalnızlık kişiyi depresyona doğru sürükler.

Yetiştirilme tutumları ve kişinin geçmiş deneyimleri özellikle etkilidir. Çocukluktan itibaren oluşan kişinin özsaygısı, ebeveyn tutumlarından kaynak alır ve düşük özsaygı, kişi kötü bir tecrübe yaşadığında bu durumla başa çıkamamasına ve kişinin, benzer durumların hep aynı kötü durumla sonuçlanacağını düşünmesine ve inanmasına neden olur. Çocukluktan itibaren bireyin model alabileceği kişiler olması, uygun sosyal ortamın sağlanması ve sosyal etkileşim için deneyim kazanılması önemlidir.

Birey sürekli kötü bir şey olacağı, hata yapacağı ve rezil olacağı kaygısı/düşüncesi ile sosyal ortamlardan kaçmaya başlar ve beklenti anksiyetesi dediğimiz, kötü şeyler olacak düşüncesi ile kişinin en küçük sorunları bile aşırı büyütmesi, durum ortaya çıkar.

Benzer şekilde bu kaygı ve düşünce, etkileşim halinde olan bireyin sürekli kendine, kendi düşüncelerine odaklanmasına (“acaba şimdi bunu söylersem nasıl olur?”, “acaba şuan benim hakkında ne düşünüyor?”, “acaba şuan ellerimin titrediğini görüyor mu?” gibi) ve bulunduğu çevreye, insanlara odaklanamamasına sebep olur.

Tüm bunlar kişiyi bir kısır döngü içine sokar. Yani kişi kaçtıkça, yeniden bu tarz ortamlara girme cesaretini kaybeder, kaygılanmaya başlar ve sonuçta yine kendi güvenli bölgesinde kalmaya, insanlardan uzak durmaya devam eder.

Aynı şekilde etkileşim halindeki kişi “acaba şuan hata yapıyor muyum?” şeklinde düşündükçe, o konuşmaya odaklanamaz, gerilir, huzursuzlanır ve bunun sonucunda, örneğin kızararak, fiziksel tepkisi ile bunu belli eder.

Sosyal fobinin ilerleyişi kişinin her türlü yaşamını olumsuz etkiler ve kişi evden çıkamayacak duruma dahi gelebilir. Bu yüzden biran önce tedaviye başlanılması çok önemlidir. Tedavide, genellikle, kişin kaçındığı korkuları ile yüzleşmesi yani maruz bırakma teknikleri temel alınır.

Her bireyin farklı bir kişilik yapılanması vardır, bu yüzden sosyal anksiyete bozukluğu olan kişilerde, kişiye özel bireysel psikoterapilerin olumlu etkisi kanıtlanmıştır. Sosyal fobisi olan bireyler derhal bir psikologdan profesyonel bir yardım almaya başlamalıdır.

Bilişsel davranışçı terapiler ve psikodinamik terapiler özellikle etkilidir. Bununla birlikte grup psikoterapileri ve psikodrama da sosyal fobinin tedavisinde önemli bir etkiye sahiptir. Psikiyatrik açıdan ise bireye kaygıyı azaltan çeşitli ilaçlar sunulmaktadır.

Unutulmamalıdır ki en etkili ve olumlu tedavi sonucu ilaçla birlikte psikoterapinin devam etmesi ile mümkündür!

  • Eğer sizde de sosyal anksiyete bozukluğu belirtileri olduğunu düşünüyorsanız hemen bir uzmana başvurunuz.
Randevu Al

Film Önerisi: Zoraki Kral (The King’s Speech, 2010).

mersin-sosyal-anksiyete
zoraki kral-sosyal-anksiyete

Kitap Önerisi: Sosyal Fobi-Görünen ve Görünmeyen Yönleri, Yıldız Burkovik

mersin-sosyal-anksiyete
mersin-sosyal-anksiyete

Sorularınız için iletişim:

info@psikofit.com

Translate »