Close

BİR TUTAM ROMANTİZM BİR TUTAM EROTİZM

Kadın ve erkek, fiziksel anlamda birbirlerinden farklı olduğu gibi cinsel yaşantıda da farklı bakış açılarına ve beklentilere sahip iki ayrı partner olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadınların çocukluktan edindikleri alışkanlıklar, anne-baba tutumları, toplum tarafından belirlenen rolleri cinsel hayattan beklentilerini de değiştiriyor.

Romantizm de bu beklentilerden bir tanesi olup, çiftlerin arasında yoksun olan iletişimin güçlenmesini sağlıyor. Güçlenen iletişim sayesinde neredeyse hiç denebilecek kadar az konuşulan cinsellik hakkında iletişime geçilebiliyor. Bilindiği gibi, ani bir heyecan ya da mutluluk hissi cinsel dürtüleri harekete geçirmekte önemli rol oynayan hormonların salgılanmasını tetikleyebiliyor.

Cinsel dürtüleri harekete geçirmede kadının rolünde en fazla göze çarpan ise kadının daha duygusal ve romantik oluşu; erkeğinse bu kavramlara uzaklığı oluyor. Kadınlar yapıları gereği hem cinsel yaşamlarında hem de sosyal yaşantılarında erkeklere göre daha fazla romantizm yaşıyorlar. Kadın ve erkeğin kafasında ‘ideal cinsel ilişki’ konusunda çok değişik kavramlar, yaklaşımlar bulunuyor. Erkek sadece cinsel boşalım düşlerken ve skora odaklanırken, kadın duygusal tatmin peşinde oluyor. Yani kadın önce sevgi, şefkat, tutku, uzun bir ön sevişme ve sonrasında cinsel birleşme ile cinsel yaşantıyı bütünüyle hissetmeyi seçerken erkekler sonuca odaklı cinsel birleşime yöneliyor. Kişiler kendi hazlarına odaklandığı için  cinsel yaşantı bir bütün olarak ilerleyemiyor.  Sonuç olarak diyebiliriz ki; erkekler seksi, kadınlar ise sevişmeyi seviyorlar.  Bu nedenle çiftlerin romantik alışkanlıklar edinilmesi  çok önemli çünkü bu durum erotizmi besliyor.   her iki kişide partnerinin isteklerine özveride bulunursa romantizm ve erotizmin dengesi sağlanarak  mutlu ilişkiye ulaşılıyor.

Translate »